Türkçeciyiz biz
>

ŞAİR VE YAZAR KÖŞEMİZ

http://ramazanates.com

Türkçe Temaları

Türkçe Dersi, Tema Sunuları


NOKTALAMA İŞARETLERİ

Noktalama İşaretlerinin Tarihi     İnsanlar duygu ve düşüncelerini ifade edebilmek, aktarabilmek ve okuduğunu karşısındakine anlatabilmek için işaret sistemlerinden oluşan harfleri ve bu harfleri düzenleyen kurallar bütününü bilmek zorundadırlar. Noktalama işaretleri, duygu ve düşüncelerimizi daha açık bir şekilde dile getirmeye, cümlenin yapısını ve duraklama notalarını belirlemeye, okuma ve anlamayı kolaylaştırmaya, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmeye yardımcı olur.   Noktalama işaretlerinin tarihi, Bizans dilbilgini Aristophanes ile başlar. Bununla birlikte düzenli olarak kullanımı, XVI. yüzyılda matbaanın icadı ile gerçekleşmiştir. XIX. yüzyılda ise, genelleşerek kesin kurallara bağlanmıştır. Bizim edebiyatımızda, noktalama işaretleri, ancak Avrupa'yı tanıdıktan sonra, XIX. yüzyıldan itibaren görülmeye başlamıştır. İlk olarak Şinasi, Şair Evlenmesi (1859) adlı tiyatro oyununun başında iki işaretten söz etmektedir: "Mu'tarıza ( ) içinde bulunan kelâm hâli târif içindir. Şöyle bir hatt-ı ufkî - söz başına delâlet eder. Nokta, sözün nihayetine alâmet olur". Şemsettin Sami de, Kamus-ı Türkî adlı sözlüğünde iki noktaya (:), noktateyn; virgüle (,), fasıla demektedir. Önceleri düzyazı metinlerinde kullanılan noktalama işaretlerinin, şiirde kullanılmadığını görüyoruz. Başlangıçta, hem şiir hem düzyazı yazan edebiyatçılarımız, noktalama işaretlerini, düzyazı metinlerinde kullanmışlar, bununla beraber şiir halinde yazdıkları metinlerde noktalama işaretlerini kullanmamışlardır. Sonraları şiirlerde de başarı ile noktalama işaretlerinin kullanıldığı görülmektedir. Örneğin Recaizâde Mahmut Ekrem, hem Araba Sevdası ...

İmlâ (Yazım) Kuralları

1. Büyük ve Küçük Harflerin Kullanımı Alfabemizde (Lâtin alfabesi) her harfin bir büyük, bir de küçük şekli vardır. Yazıda yaygın olarak küçük harf kullanılır. Ancak belirli yerlerde büyük harf kullanılmalıdır. Büyük harfle küçük harf arasında okunuş olarak fark olmasa da yazılış olarak büyük farklar vardır. Büyük ve küçük harflerin kullanımı ile ilgili kurallar şunlardır: Her cümlenin ilk kelimesi büyük harfle başlar. Büyük harfle başlamayan bir kelime dizisi, öncesi yazılmamış ya da silinmiş bir cümle zannedilebilir. “Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!” “Ömür, yarınlara bağlanan ümitlerle geçip gitmekte, gafilcesine kavgalarla, gürültülerle, didinmelerle tükenip durmadadır. Sen aklını başına al da, ömrünü, şu içinde bulunduğun bugün say.” (Mevlâna) „ Noktayla, iki noktayla, üç noktayla, soru ve ünlem işaretleriyle biten cümlelerden sonra gelen cümleler büyük harfle başlar. -Ah, bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! Biz ki her şeyi görür ve anlarız. Düşün, bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. O elbise ki terzinin elinden vücudun basit hendesesine göre yapılmış mânasız bir kalıp hâlinde çıkar ve sonra bir vücuda yapışıp onun bütün hareketleriyle yaşamaya başlayınca ne hâle gelir, düşün! Başlangıçta hiçbir şey ifade etmeyen elbiseler atılacağı güne kadar vücudun her hareketini saniyesi saniyesine kayd...

SES BİLGİSİ

    SES BİLGİSİ / Türkçe Ses Olayları   SES BİLGİSİ Ses ve Dil sesi HARF ve HARF SİSTEMİ (ALFABE) Ses-Harf İlişkisi Seslerin birleşmesi, hece yapısı ve kelime Seslerin Meydana Gelişi Seslerin Sınıflandırılması I. ÜNLÜLER A. ÜNLÜLERİN ÖZELLİKLERİ B. ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES UYUMLARI 1. Büyük ünlü uyumu 2. küçük ünlü uyumu C. ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI 1. ÜNLÜ DÜŞMESİ 2. ÜNLÜ TÜREMESİ 3. ÜNLÜ DARALMASI II. ÜNSÜZLER A. ÖZELLİKLERİ B. ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI ve UYUMLARI 1. ÜNSÜZ UYUMU (BENZEŞMESİ)     a. ÜNSÜZ SERTLEŞMESİ       b. ÜNSÜZ YUMUŞAMASI 2. ÜNSÜZ TÜREMESİ 3. ÜNSÜZ DÜŞMESİ C. ÜNSÜZ DEĞİŞMELERİ      1. b›m Değişmesi      2. ğ›v değişmesi      3. b›p DEĞİŞMESİ      4. c›ç değişmesi      5. d›t DEĞİŞMESİ III. ÜNLÜ ÜNSÜZ UYUMLARI ve ETKİLEŞİMLERİ 1. Ünlü-Ünsüz uyumu (Benzeşmesi) 2. Ulama IV. YARDIMCI ÜNLÜ ve ÜNSÜZLER KAYNAŞTIRMA HARFLERİ SES BİLGİSİ  Ses ve Dil Sesi Genel anlamda kulağın duyabildiği titreşimlere ses denir. Ciğerlerden gelen havanın ses yolun...

Anlatım Bozuklukları Konu Anlatımı

Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır. Söylenmek istenen her şey, açık, yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir. İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı, gereksiz kelimelere yer verilmemeli, anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir. Eğer konuşmada ve yazmada açıklık, yalınlık ve anlaşılırlık yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir. Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Bunlar toplumdaki yerimize (statü) ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez. Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Kültür, bu ifade sayesinde kalıcılaşır. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında hem anlaşma eksikliği ortaya çıkar hem de farklı anlaşma yolları bulunur. Meselâ radyolarda program yapanların kendi aralarında oluşturmaya kalkıştıkları dil gibi. İster istemez bizim de oluşmasına katkıda bulunduğumuz kolaycı, "kısa yol"cu bir dil daha vardır: "...dermişim", "...falan", "...yok böyle bir şey", "kolum iptal oldu"...     Şimdi en çok karşılaştığımız anlatım bozukluklarını örneklerde görelim:   Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız. Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş. Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı. Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir. Ben çok varlıklı, zengin biri değilim. Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.  Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin ge...

CÜMLE BİLGİSİ

    Cümle bir duyguyu, bir düşünceyi, bir dileği, bir yargıyı tam olarak anlatan sözcük ya da sözcük öbeğidir.   Bir cümlenin her okuyan ya da dinleyen tarafından farklı anlaşılması cümle yorumu demek değildir. Tam tersine bir cümlenin herkes tarafından aynı şekilde anlaşılması gerekir. Cümleyi okuyanın veya dinleyenin kültür düzeyi, düşünce yapısı nedeniyle bir cümleden farklı anlamlar çıkaracağını söylemek anlam bilgisiyle bağdaşmaz. Bir cümlede göreceli kavramların egemen olduğu bir anlatım varsa bu anlatıma "öznel anlatım" denir. Buna karşılık cümledeki anlatım herkes için geçerli olan değer yargılarını içeriyorsa bu cümlede "nesnel anlatım" vardır. * Sonbahar insanları olumsuz etkiler(Öznel) * Sonbaharda yapraklar sararır (nesnel) Cümle Vurgusu: Bir cümlede asıl verilmek istenen, yükleme en yakın sözcük veya sözcük öbeği ile verilir. Eylem cümlelerinde vurgu yükleme en yakın ögedir. * Bu yıl sizi sınava biz hazırlayacağız. * Bu yıl biz sizi sınava hazırlayacağız. * Bu yıl biz sınava sizi hazırlayacağız. * Biz sizi sınava bu yıl hazırlayacağız. İsim cümlelerinde ise vurgu yüklemdedir. * Komşumuz terbiyelidir. * Bugün hava çok güzeldir. UYARI: Devrik cümlelerde vurguyu bulmak için kurallı duruma getirmek doğru olur. Cümle vurgusunun temeli "sözcük vurgusu" na dayanır. Çok heceli sözcüklerde genellikle son hece vurgulu söylenir, buna sözcük vurgusu denir. Cümlede Anlam Farklılıkları: 1- Kınama anlamı: Kınama, yapılan işi değer yargıları açısından değerlendirip doğru bulmayarak ayıplamaktır. * Nasıl olur da küçücük b...